ÇAYLAK's profileKANAT VARDIR,DOĞANI,PADİ...PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

Blog


    November 21

    Hocaya bak hizaya gel

    Gülsu arkadaşıma
    teşekkür ederim
     
     
     karı koca her türlü yolu denerler
    bir türlü cocuk sahibi olamazlar.
    en son careyi bi hocada deneyelim derler.
    Gidip hocaya dertlerini anlatırlar.
    Hoca _Hmm çocugunuz olur der adama.
    Hatta ben karınla az ilgileneyim cocuk olur hatta memur olur.
     Az biraz daha ilgileneyim cocuk avukat olur.
    sonuna kadar ilgileneyim cocuk doktor olur der
     
    Karı koca düşünürler.
    tamam memur olsun yeter derler.
    hoca kadını içeri alır ilgi ve alaka göstermeye başlar:)
    kadın bi bakar hoca kaptırmış gidiyor birden bagırır _
    Hocaa hocaa biz memur istemiştikk..
    Hoca durur bi an ve kükrer
    OYNAMA ÇOCUGUN İSTİKBALİYLEEEEEEEEEE.
      
    HOCA KİM TUTAR SENİ ALLAH HİDAYET VERSİN
     
     

    Yazık emmime

    Mavi okyanus arkadaşıma
    teşekkür ederim
     
    Çanakkale'den 30-32 yaşlarında bir kadın,
    kucağındaki süt bebeğiyle otobüse biner.
    Yanına da iri kıyım bir adam oturur.
    Otobüs Ezine'ye ulaştığında kadın çocuğunu emzirmek
    amacıyla
    memesini açar ve çocuğun ağzına verir.
    Ancak çocuk inatla memeyi emmek istemez.
    Kadın çocuğa kızar ve sert bir sesle;
    -Al yoksa amcaya veririm!..
    Adam göz ucuyla bakar ve önüne döner...
    Ayvacık'a geldiklerinde kadın yine memesini çıkarır ve çocuğu yine emzirmek ister,
    çocuk yine emmez ve yine aynı sözler kadının ağzından dökülür;
    -Al yoksa amcaya veririm.
    Bu olay her durakta tekrarlanır ve hepsinde de aynı şeyler yaşanır.
    Küçük kuyu, Altınoluk, Güre, Akçay
    derken Edremit'e kadar gelinir.
    Edremit'te de kadın;
    -Al yoksa amcaya veririm diyince adam patlar ;
    -Hanım hanım yeter artık!.. Vereceksen ver.
    Ben taa Ayvacık'ta inecektim, buralara kadar geldim...
     
      

    Hayırlı evlat÷))

    Kırmızı gül ablama
    teşekkür ederim
     
    Temelin Babası Vefat Eder

    Temel'in babasi vefat eder...
    Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasil oldu?
    Cevap: 30.kattan asagiya düstü...
    Adam: Vah vah desene çok feci ölmüs...
    Temel: Yok yok öyle ölmedi...
    Tam yere düsecekken manavin tentesine çarpip tekrar yükseldi...
    Adam: Vah Vaah! Daha siddetli çakildi o zaman.
    Temel: Yok! Karsidaki kasabin tenteden zipladi bu sefer karsi binanin çatisina...
    Adam: Demek çatiya çarpip öldü.
    Temel: Yok ya! Çatidan yuvarlanip elektrik tellerine gitti..
    Adam: Deme ya! Çarpildi o zaman...
    Temel: Yok canim teller yaylandi babami 200 metre yukari firlatti.
    Adam: 200 metreden yere çakildi öyle mi? Yazik...
    Temel: Yok ya yine en bastaki bakkalin tenteye...
    Adam: Orda mi öldü?
    Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba...
    En sonunda bunalan adam Temel'e bagirarak sordu: Ulan nasil öldü bu adam?
    Temel: 'Baktik durmuyor.. Vurduk!'
       
     
    ALLAH ım TEMEL GİBİ BİR EVLATTAN SANA SIĞINIRIM÷))
    May 26

    FEDAKAR ERKEKLERE BAYILIYORUM VALLA

     
     
    Elde çitiledim
    Anne ve baba çocukları anlamasın diye
     sevişmeye "çamaşır yıkama" demişler.
    Yani sevişmek istediklerinde "çamaşır yıkayalım" mı diyorlarmış.
    Bir gün baba oğlunu çağırmış;
    - "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacakmıymış" demiş.
    Oğluda gitmiş ve sormuş.
    Annesi;
    - "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.
    Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
    Anne yine aynı cevabı vermiş.
    Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış;
    - "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş.
    Oğulda gitmiş babasına sormuş.
    Babası;
    - "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim"
        
     
     
    May 23

    yıkkıldım ya

    Ezom arkadaşıma
    teşekkür ediyorum
     
      İki deli yolda yürüyormuş
                       birinci deli; ben gidiyorum susadım demiş
                       ikinci deli; hazır gitmişken benim içinde içiver demiş.
                       birinci deli; tamam deyip gitmiş
     on dakika sonra gülerek gelmiş.
                       ikinci deli; ne oldu diye sormuş
                       birinci deli; ha hay kendi yerime temiz su,
     senin yerinede boklu su içtim demiş.
        
     
     
                Nasrettin Hocaya sormuşlar;
                     Hocam, ramazan bizden memnun gitti mi?
                     Hoca cevap vermiş;
     memnun gitmese her sene on gün önceden gelir miydi?
     
         
      
               Hristiyan çocuğun birisi annesinden bisiklet istemiş.
    o da; sen çok yaramazsın,
          günahında çok İsa'dan iste bisikleti demiş.
    çocukda oturup İsaya mektup yazmış beğenmemiş yırtmış
          bir daha yazmış yırtmış, birdaha birdaha yazmış yine yırtmış.
     sonra kiliseye gitmiş. bunu gören anne sevinmiş
          çocuğum akıllanıyor diye
     ama kiliseye giden çocuk sağına soluna bakmış kimsecikler yok.
          meryem ana biblosunu alıp eve gelmiş.
     oturmuş  başlamış tekrar mektup yazmaya:
          İSA ANAN ELİMDE BİSİKLETİ İSTER GETİR İSTER GETİRME:)
     
         
             
              Cemaatten abinin birini gaza getirmeye çalışırlar sen bir kıza laf atamazsın diye.
          Biraz uğraşırlar bizim abi yer gazı gider otobüs durağına. kızın birine seslenir:
          GIIIIZ SEN SÜPHANEKEYİ BİLİYON MU? :)
         
     
             Adamın birinin ineği hastalanmış adam dua etmiş
    'Allah'ım eğer ineğim iyileşirse
    15 gün oruç tutacağım'' demiş.
        inek  iyileşmiş. adam verdiği sözü tutup 15 gün orucunu tutmuş
     ama 16. gün inek ölüvermiş.
         Adam ellerini açmış;''
     Allah'ım bu garip kulunu kandırdığınısanma sakın.
    bende ineği kurbana sayarım,
         orucuda ramazandan düşerim'' demiş.
         
     
                Kadın kocasına sorar:'' popomu nasıl buluyorsun'' diye
                Adam cevap verir: çamaşı makinesi gibi.
           kadın bozulur elbette ama bozuntuya vermez. gece olur
               adam kadını arzular. karıcığım sevişmeye ne dersin der.
               kadın; kusura bakma küçücük bir şey i çin
    koskoca çamaşır makinesini çalıştıramam.
          bir zahmet elinde çitileyiver der.


                        
                  Genç imam göreve geldiği köyde güzel bir kıza aşık olmuş
    ve kızı babasından istemiş.
             fakat babası benim verilecek kızım yok demiş imama.
     imam tekrar istemiş, tekrar istemiş ama
             faydasız adam kızını vermemiş.
    o akşam imam minareye çıkmış ezanını okumak için ve demiş ki;
              '' BU EZAN BENDEN TÜM SEVİPTE KAVUŞAMAYANLARA GELSİN''
     
         Dil çıkaranÜzgün
     
     
                     Kadının biri birgün  işe geç kalmış taksiye binmiş
     ama aceleden taksi parasını evde unutmuş.
             taksiciye parayı evde unuttuğunu söylemiş ama taksici,
    ya para ya da.... demiş.
    Kadın ya da yı seçmiş.
              İş yerinde patrona; geç kaldım özür dilerim demiş
     ama patron dinlememiş ya işten kovarım seni ya da...
              demiş. Kadın ya da yı seçmiş.
     bu durum kadının psikolojisini bozmuş tabii
    ve bir psikoloğa gitmiş anlatmış
              başından geçenleri ben hep ya da ları seçtim demiş.
     bu durum üzerine psikolog da; ya olanları kocana anlatırım
              ya da... demiş kadın
     aile düzeni bozulmasın diye yine
    ya da yı seçmiş.
     
    şimdi sende bu mesajı ya listendeki
     
     
    OOOHAAAAAAAAA YOK DEVEEEEEEEEEEEEEE DİYORUM ARTIM
    BU GÜZEL FIKRALARI YOLLAYANA
     
     
     
                
    April 26

    HELAL SANA DEZZE

    BETÜL ARKADAŞIMA
    TEŞEKKÜRLER
     
     
    Yaslı kadın, luks otelın en ust katından ınıyordu. Ara
    Katlardan bırınde asansor durdu.
    Kapı acıldı, genc ve guzel bır kız ıcerı gırdı. Onunla
    Bırlıkte asansoru yogun bır parfum kokusu da doldurdu.
    Yaslı kadın, parfum kokusunu derın derın ıcıne cekınce
    Genc kız magrur bır eda ıle kadına baktı ve
    Gıorgıo-beverly hılls dedı
    Kucucuk bır sısesı bıle 100 mılyon lıra!
    Bıraz sonra asansor gene durdu. Gene cok sık genc bır
    Kadın gırdı. O da buram buram parfum kokuyordu.
    Yaslı kadın yıne koklamaktan kendını alamadı.
    Yenı bınen genc kadın da yaslı kadına donerek kıbırlı bır
    Tavırla
    Chanel 5 numara dedı
    Mını mını bır sısesı bıle 150 mılyon lıra!
    Bıraz sonra asansor yaslı kadının ınecegı katta durdu.
    Kadın asansorden cıkmadan buyuk bır gurultu cıkartarak
    Yellendı.
    Sonra da asansorde kalan ıkı alımlı genc kadına donerek
    Ayşe kadın fasulye yarım kılosu 450 bın lıra
     
    :zuhaha::zuhaha:  :zuhaha::zuhaha: 
    April 14

    IIIIII MF

     
     
    IMF FIKRASI
     
    Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.
    Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış.
    Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve
    Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.

    — Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?

    Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış;
    "Tamam" diye cevap vermiş.

    Genç adam arabasını park etmiş. Telefonunu bilgisayarına bağlayıp,
     bir NASA sitesine girmiş, GPS'ini kullanarak yeri taramış,
    bir database ve logaritma ile doldurulmuş
    60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış.
     Ardından, çobana dönerek;

    "Tam 983 adet koyunun var" demiş.

    Çoban da "Doğru" diye cevap vermiş,
     "Koyununu alabilirsin".
    Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş.
     Bu kez çoban genç adama dönüp;

    "Peki... Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem,
     koyunumu geri verir misin?" diye sormuş.
     Adam da "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış. Bunun üzerine çoban;

    "Sen IMF'de uzmansın" demiş.

    Adam hayretle sormuş;
     "Nasıl oldu da bildin?"
     Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş.
     "Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.
    İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.
     Üçüncüsüne gelince, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun
    çünki koyun diye benim iti aldın !"
     
    :zuhaha::zuhaha: 
     

    BUGÜN BİRAZ CİDDİ TAKILALIM DEDİM

     
    pic32gpnb5qs2.jpg
    Thumbs up Dünyada en çok ödül almış şiiri okumuşmuydunuz,
    İşte o şiir kaçırmayın okuyun....
    .

    Eğer yeniden hayata başlayabilseydim;
    İkincisinde, daha çok hata yapardım.
    Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
    İlkinde olmadığım kadar neşeli olurdum,
    Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
    Temizlik asla sorun olmazdı.
    Daha fazla risk alırdım hayatta.
    Daha fazla seyahat ederdim.
    Daha çok güneş doğuşunu izler,
    Daha çok dağa tırmanır,
    Daha çok nehirde yüzerdim.
    Daha çok görmediğim yere giderdim.
    Daha az bezelye ve doyasıya dondurma yerdim,
    Gerçek sorunlarım olurdu, hayali olanların yerine.
    Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardanım ben.
    Elbette mutlu anlarım oldu ama,
    Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
    Farkındamısınız bilmem.
    Hayat budur zaten:
    Anlar sadece anlar.
    Sizde anı yaşayın.
    Heryere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan
    Gitmeyen insanlardandım ben.
    Eğer hayata yeniden başlayabilseydim;
    Yanımda hiç bir şey taşımazdım.
    Eğer yeniden başlayabilseydim,
    İlk baharda pabuçlarımı fırlatır atar,
    Ve sonbahar bitene kadar çıplak ayaklarla yürürdüm.
    Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
    Çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı, eğer.
    Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
    Ölüyorum......

    Jorge Luis Borges
    Çeviri.... Can AKIN

    -Hayat sana sevmeyi öğretmez,,
    O,sevgisizliğin acılarını getirir,
    sevmeyi sen öğrenirsin..
    -Önce dünyayı anlamaya değil,
    insanı anlamaya çalışırsan aynı yolu iki kez katetmiş olmazsın;
     göreceksin ki; dünya insanın içinde gizli...
    ; ya sevgiyi kavrarsın ya gerceği
    -Küçümsediğin her şey için önemsediğin bir hesap ödersin.  

      

    Allahına kurbanım türk kadınım

     

     

    TÜRK KADINI  BUDUR İŞTE KARDEŞİMMMMM 

    ROMANTİZMDE NEYMİŞŞŞŞŞŞ 
    Hani
    şu
     meşhur
    dörtlük vardır, ya... Bir İngiliz,
    bir Fransız, bir Amerikalı, bir Türk... İşte
    bu defa onların eşleri
    bir araya gelmiş...

    Önce,
    İngiliz
    hatun başlamış
    anlatmaya…
    -Benim eşim
    öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm vücudumda
    gezdirerek beni uyandırır.
    Amerikalı

    atlamış hemen,
    -Aaaaa benim eşimde çok romantiktir.

     Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar. Hafif rüzgar
    ayaklarımdan başlayıp
    tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve eşim
    mutlaka başucuma
    bir çiçek bırakmış
    olur.
    Fransız

    gülümsemiş kendinden emin,

    Bunlar
    ne ki…Benim eşim
    her sabah ayaklarımdan başlayıp
    tüm vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek

     uyandırır beni her sabah.
    Ben her sabah, mutluluğun
    doruklarında uyanırım.

    Sıra
    TÜRK

    hatununa gelince,

     o şaşkın şaşkın
    diğerlerine
    bakmış
    ve demiş
    ki,

    Ben öyle o...........dan
    anlamam. ÇİŞİM gelir, uyanırım  =))

     

    :zuhaha::zuhaha: 

    ŞAKA BİR YANA TÜRK KADINI

    ELİ AYAĞI ÖPÜLESİ

     

    TÜM KADINLARIMIZA BURADAN BİR  BUKET GÜL

     

     

    April 12

    Çifte standart'ın böylesi

    Şişman bir adam,

     çok şöhretli bir doktorun muayehanesine gidiyor,

     konu zayıflamak istemesi.

     Doktor,bir hafta kullanmak üzere,

     isimsiz bir hap veriyor kendisine.

     ilk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye
     başlıyor adam.

    Bir saray icinde, etrafinda onlarca cariye,

    sabaha kadar bir onla,bir bunla

    sabah uyandiginda, kan ter icinde.

     Her gece ayni sey,

     Bir haftanin sonunda

    butun fazla kilolar atilmis durumda.

     Gunler sonra
     yolda sisman bir arkadasina rastliyor ve nasil kilo verdigi
     soruluyor. Arkadasi anlatiyor, o da doğru doktorun calistigi
     hastaneye gidiyor ve ona da ayni tedavi.

    Ilk gece,adam rüyasında bir sarayda.

    Etrafında onlarca adam, Bizim şişman önde , onlarca
     adam peşinde.... Başlıyor saray içinde bir koşuşturma.

    Üçüncü gün  sonunda adam zayıflıyor

     ama dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.
     "Neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı..." diyor

     Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:

    'Siz hastaneye mi gelmiştiniz,
     muayenehaneye mi?"

    :zuhaha::zuhaha: 

    April 10

    inanmam


    :zuhaha::zuhaha: İşte Sarışın Böyle Olmalı
     
     
    Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına
    düşmüş. Hemen sarkmış sarışına;
     
    'Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa
    sürer, hadi konusalım ' demiş.
     
    Sarısın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak
    'Ne üzerine konuşmak istersin' demiş.
     
    Delikanlı 'Valla bilmem ki...Mesela nükleer enerjiye
    ne dersin?'
     Sarişin;
    'Enteresan bir konu, olabilir,ama önce sana bir
    soru sorayım... At inek ve geyik aynı şeyi yerler...
    yani ot... Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek
    lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları
    gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun ?'
     
    Delikanlı ;
    'Valla en ufak bir fikrim yok' demis, Bunun uzerine
     
    Sarışın;
    'Henüz bi boktan bile anlamazken nükleer enerjiyi nasıl

    tartısabileceğini zannediyorsun ?':zuhaha::zuhaha:   ben inanmam kesin bu kız saclarını sarıya boyatmıştır

    Yolunacak papağan valla

     

    http://i38.tinypic.com/mjo32e.jpg

    BAHATTİN ABİİİİ !
        Kadının biri bir hayvan dükkanına girmiş

     Papağanlardan birini çok beğenmis ve

    tezgahtara fiyatını sormuş. Adam:
        - '100 milyon ama size o hayvanı önermem

    çünkü bize de genelevden geldi. Ağzı çok bozuktur.' demiş.
        Kadın boşver,çok beğendim bunu diyip papağanı satın almış.

     Eve getirmiş, salonun bir köşesine yerleştirmiş.
    Papağanın ortüsünü açmasıyla papagan başlamış:
        - 'Oooo..yeni ev,yeni mama..'

    Kadin bozuntuya vermemiş.

    Sonra kadının kızları eve gelmiş.Papağan:
        - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demiş.

     Kadın biraz bozulmuş

     Sonra kadının erkek çocukları eve gelmiş.
    Papağan:

        - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler' demiş.  

    Kadin bu sefer bayağı bozulmuş.

    Sonra kadının kocasıgelmiş.

     Papağan yine başlamış:
        - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler.

    .OOOO  BAHATTİN
    ABİ HOŞGELDİN... .!

    :zuhaha::zuhaha:

    YOK ABİ YOLARIM BEN BÖYLE PAPAĞANI

    March 24

    AH TEMEL AH

    ESİNTİ ARKADAŞIMA
    TEŞEKKÜRLER
     

    Temel askere gitmiş.

    karısı ve anası fotograf istemişler.

    temelin 2 fotograflık parası olmadığı için

     çırılçıplak bir fotoğraf çektirmiş.

    Ortadan 2ye bölmüş.

    Alt tarafını karısına;

    üst tarafını annesine gönderecekmiş.

    nasıl olduysa fotograflar karışmış ve

    alt taraf annesine gitmiş.

    Annesinin de gözü pek iyi görmüyormuş.

    bakmış bakmış fotoğrafa:

    OĞLUM BEN SANA KAÇ KERE DEDİM,SAÇINI ORTADAN AYIRMA,

    BURNUN ORTAYA ÇIKIYOR DİYE!

     

    :zuhaha::zuhaha:

    İLTİFATIN BÖYLESİ

     

    SELAM

    EY BENİM ,AZİZ OLAN,

    AÇMADAN SOLAN

    SAYIN, DEĞERLİ

    SAĞLAM CİYERLİ,

    CAMLAR PİRESİ,

    DELİLER EBESİ,

    ÇÖPÇÜLER ZEYBEĞİ,

    YULAF HALKASI,

    HAVUÇ ORTASI,

    ÖRDEK YUMURTASI

    BİR,SEFER TASI,

    GÖZLER HASTASI

    GÖNÜLLER TORBASI,

    BİRTAS, MERCİMEK ÇORBASI,

    TAKSİ KORNASI,

    BİBER DOLMASI,

    TAHİN HELVASI,

    GÖNÜL NEŞESİ,

    KOLA ŞİŞESİ,

    KALBİMİN KÖŞESİ,

    ARKADAŞIM DİYE BAŞLAYIP,

    KARDEŞİM DİYE BİTECEK ,ŞU ÜÇ SATIRIN SONUNDA,

    SANA KALBİMİN EN DERİN, SAĞ ALT KÖŞESİNİN,

    SOL  TARAFININ, ORTASINDAN, SELAMLAR.

     

    VE

     BU SATIRLARDAKİ HARFLERİN SAYISINCA

     (TAM 513 TANE HARF VAR HE)

    MUTLULUKLAR

    SEVGİLER

    BOL GÜNEŞLER

    HAYIRLI İŞLER

    PİŞMİŞ KELLE GİBİ GÜLÜŞLER

    DİLERİM

    HERŞEY GÖNLÜNCE OLSUN

    March 23

    ERKEK EVLENİRKEN BİR KADINDA NE ARAR

    KORKUK ARKADAŞIMA
     TEŞEKKÜRLER
     

     

    ERKEK EVLENİRKEN BİR KADINDA NE ARAR

    Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve
     birtürlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu.
     En sonunda doğru kararıverebilmekiçin birtest yapmaya karar verdi.
     Her birine 1000$ verdi ve'bu para  yı istediğiniz gibi harcayın' dedi..

     

    Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler veayakkabılaraldı,
    kuaföreve güzellik salonlarına gitti.
     Genç erkeğe gerigeldiğinde söylededi:
    Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seniseviyorum!'

     

    İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini,
    en sevdiği türden bir suru video CD ve biray yetecek bira ile
     geri geldi ve söyle dedi:
    'Bunlar senin için aldığım hediyeler,
    eminim senimutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım '

     

     

    Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırımyaptı ve
     kısabir sureiçersinde para kendini ikiye katladı ve
     bu parayidaçeşitliyatırım alanlarında kullandı.
     Genç adama geri gelerek söylededi:
    'Bana verdiğinparayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir
    gelecek için çoğalttım,çünkü seni seviyorum!'

     

    Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı,
    kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı.
     Genç adama geri gelerek söyle dedi:
    'Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için
     bir sürü kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım.
     
     

    'Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti.

    Kararvermek için epey bir sure düşündü

    ......düşündü.....düşündü.....düşündü.....düşündü......ve

    sonunda büyük memeli olanla evlenmeye karar verdi...>

    E BEN SANA NE DİYEMKİ

     

     


    March 22

    NE MİDE VARMIŞ HERİFTE

    BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
    TEŞEKKÜRLER
     
     
    Kadının biri, kocasını üç erkekle aldatıyormuş.
    Her gün kocası evden gidince, üç adam eve gelir ve kadınla birlikte olurmuş.

    Kadın yine böyle bir günün sonunda, adamlardan birine demiş ki,
    “- Sen yarın gelirken, bir tepsi dolma yaptırıp getir.
    ” Diğerine de, “- Sen de bir büyük kap ayran getir.” demiş.
    Diğer adam çok fakir olduğu için ona, “-
     Sen de… boşver, sen hiçbir şey getirme.” demiş.

    Ertesi gün olmuş fakat, kadın bu günün günlerden Pazar olduğunu unutmuş,
     eteği tutuşmaya başlamış. “- Eyvah!” diyerek, kocasının yanına gitmiş,
    “- Sen bu gün kahveye gitmeyecek misin?
    Ben evde temizlik yapacağım.” deyip, kocasını zar zor da olsa evden göndermiş.

    Kocası gittiği gibi üç adam da eve gelmiş.
     Kadın demiş ki, “- Siz hemen gidin, kocam buralarda.
    ” Tam bunu söylerken zil çalmış, kadın “- Eyvah, kocam geldi galiba.
    ” deyip, adamları sağa sola saklamış ve kapıya bakmaya gitmiş.
     Kocasını karşısında görünce de, “- Ne oldu?” diye sormuş.

    Adam da, “- Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma yapsana, canım çok istedi.” demiş.
    Kadın, “- Allahım, bir tepsi dolma olsa da yesek.” demiş.

    Elinde dolma tepsisi olan adam, çıkıp yanlarına gelmiş.
    Kadının kocası şaşırmış, “- Sen kimsin yahu?” diye sormuş.
     Adam sakin bir şekilde
    “- Ben, Allah tarafından geliyorum, karınız dolma istedi.” demiş ve hemen çıkıp gitmiş.

    Kadının kocası, olayın şokunu atlatamadan
     “- Yaa, tamam da…” demiş ve karısına dönüp,
     “- Bu ayransız gitmez, sen bari bir ayran yap.” demiş.
    Kadın büyük bir sevinçle, “-
    Allahım bir damacana ayran olsa da içsek.” demiş
     ve ayranı getiren adam gelmiş ve diğeri gibi,
     “- Ben, Allah tarafından gönderildim, karınız ayran istedi.” diyerek, çıkıp gitmiş.

    Kocası hayretler içerisinde kendi kendine,
    “- Bizim karı ermiş mi oldu ki!” diye söylenmiş.

    Kadınla, kocası yemekleri yemişler ama,
    üçüncü adam hala içeride saklanıyormuş.
    1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş, 3 saat derken, adam dayanamayıp yerinden çıkmış.

    Kadının kocası, adamı görünce bağırmış, “- Ulan, sen de kimsin?”
    Adam, “- Ben, Allah tarafından gönderildim. Boşları alacağım.”
     
     
    Ulan okadar boynuz yedikten sonra bir tepsi dolmayı nerene soktun

    Siz siz olun pin numaranızı iyi seçin

    BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
    TEŞEKKÜRLER
     
     
    "Eğer  bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu  tarafından para
    çekmeye   zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde  (Örn. 1234
    yerine  4321.. gibi) Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de
    çağırıyor.  Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca
    çok kişiye  bildirelim..
    T.C. MERKEZ BANKASI

    ////////////////////////////////////////////////////////////////



    Birgün Temel'e arkadaşının  birinden yukarıdaki gibi bir mail gelir.

    Gerçekten de birkaç gün  sonra gece yarısı bizim Temel'e para lazım
    olunca tutup evine en yakın  bir bankanın ATM sine gider.

    Tam kartını soktuğunda arkasında bir  gölge hisseder, dönünce  birde
    ne görsün.

    Eli bıçaklı hırpani bir  adam...

    "Bütün parayı çek ve bana ver" der.

    Temel'in  aklına arkadaşından aldığı mail gelir ve içinden kıs  kıs güler...

    Hemen PIN numarasını tersten girerek bütün  parasını çekip adama
    verir ve başlar sırıtmaya.

    Adam  gözden kaybolur... Ancak ne bir polis gelir ne de  bir zabıta.

    En sonunda Temel karakola giderek polislere  durumu anlatır.

    Komiser Temel'e "Peki PIN numaran  kaçtı" diye sorar.

    Temel cevap verir -  "2222
     
     

    KORKAK TEMEL

    BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
    TEŞEKKÜRLER
     
    Temel bir gün göçmen bürosuna gidip
     Hollanda'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş.
    Göçmen bürosundaki Hollandalılar Temel'i tanıyorlar, seviyorlarmış.

    Sormuşlar; 'Niye donuyorsun' diye.

    Temel ;
           'Homoseksüeller yüzünden' demiş. Bürodakiler şaşırmışlar ;

           'Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun,
     gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler'
     
    Temel ;
            'Yoook, Beni rahatsız etmiyorlar' demiş.
     Bürodakiler yine şaşırmış;
           'Peki neden gidiyorsun?' Temel cevaplamış :
           'Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce
    serbest oldu, 5 yıl  önce de evlenmelerine izin çıktı.
     Homoseksüellik MECBURI  olmadan hayırlısıyla dönmek istiyorum
     
    March 18

    Yürü be alim kim tutar seni

     

     

    İlkokulun birinci sınıfında okuyan küçük Ali bir gün öğretmenine gider ve

     dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyler.

    Öğretmen ;

    -Tabi yavrum, der

    Ve dersten sonra Ali'yi çağırır
    Ve sorar;

    -Sorun nedir Ali?

    -Öğretmenim ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim ve

     bilgiliyim bir üst sınıfa geçmek istiyorum

     

     

    Bunun üzerine mesleğe yeni başlamış genç ve tecrübesiz öğretmen

     yaşlı ve tecrübeli okul Müdürü'ne Ali'nin bu talebini iletir,

     Müdür de Ali 'ye bunun için bir sınavdan geçmesi gerektiğini söyler.

    Ali 'cik bunu tereddütsüz kabul eder ve sınav başlar;

    -Söyle bakalım Ali: 3X4...
    -On iki

    Müdür bey

     

    -Peki 6X6...
    -Otuz altı

    Müdür bey

    -Japonya'nın başkenti...
    -Tokyo

    Ve sınav sabahtan akşama kadar sürer, küçük Ali hiç hata yapmaz.

     Sonunda müdür kendisini bir üst sınıfa geçirmeye karar verir ki,

     tam bu anda genç ve güzel sınıf öğretmeni de bir kaç soru sormak ister.

     Müdür bu isteği kabul eder ve öğretmen sorulara başlar;



    -Söyle bakalım Ali ineklerde dört tane olup da bende iki tane olan nedir?
    Bacaklarınız öğretmenim.

    -Doğru;

    -Senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir ? 
    Müdür bu soruya çok şaşırır....
    -Ceplerim öğretmenim.



    -Peki, kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?
    Velet tereddütsüz yanıt verir:

    -Afrika'dır öğretmenim.-

    -Başlangıçta yumuşak olup da kadınların ellerinde sertleşen nedir ?
    Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam müdahale edecekken Ali yanıtlar; 
    - Tırnak cilası öğretmenim

    -Peki... bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir Ali ?
    Müdür kulaklarına inanamaz artık

    -Yatak öğretmenim.



    -Alicim sence şu anda vücudumun en nemli yeri neresi?

    -Diliniz öğretmenim.

    Nefes nefese kalan Müdür imtihanı bitirmeye karar verir ve;
    -Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan son sınıfa göndereceğim der,
    Çünkü ben bu sınavı başaramazdım.

    Ve rivayet o ki, dediğini de yapar.

    KISSADAN HİSSE (Bu öykünün baba fikri)

    İNSANLARIN AHLAKI YAŞLANDIKÇA BOZULUR...

     

    selam.gif selam image by gonulyarasi_uk 

    March 17

    JAPON AKLI İŞTE

     

     

    BİR JAPON''UN GÖZÜNDEN TÜRKLER:

    Bir Japon, İstanbul''da geçirdiği bir haftanın sonunda fikri
    soruldugunda şunları söylüyor:

    Türkler''in evine gittiğinizde, tanımasalar da buyur ediyorlar.
    Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor.


    En iyi yere sizi oturtuyorlar.
    Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor.
    Zorla her yemekten tattırıyorlar.


    Siz kalkmadan kimse, evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor.
    Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor.
    Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor.


    Kumandayı elinize veriyorlar..
    Sırtınıza, altınıza yastık konuyor.
    Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor.


    Gitmeye yeltendiginizde bu kez bırakmıyorlar.
    Yataklarını veriyorlar, kendileri kanepede, koltukta yatıyor.


    Sonra evden çıkıyorsunuz aynı adamlar 180 derece degişiveriyor.

    Herkes arabasını üstünüze sürüyor.
    Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor.


    Kornalar, küfürler. şerit değiştirmek bile mümkün değil.
    Yayaysanız ışık olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz.
    Evde öyle, arabada böyle, nasıl oluyor? Bu işi çözemedim!

     

    Oğlum ben türküm ve türkiyede doğdum
    bunu 30 yılda anlayamamışsam
    sen iki gün gezmeye geldiğin yerde neyi anlayacaksın
    bırak dağanık kalsın be japonum