ÇAYLAK's profileKANAT VARDIR,DOĞANI,PADİ...PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

Çaylak

Image and video hosting by TinyPic

KANAT VARDIR,DOĞANI,PADİŞAHA UÇURUR; KANAT,VARDIR,KUZGUNU,LEŞE DÜŞÜRÜR.

Custom HTML

Image and video hosting by TinyPic

Custom HTML

Image and video hosting by TinyPic
 

ÇAYLAK ÇAYLAK

Occupation
Interests
EY AZİZ DOSTLAR; O'NUN DERDİNE KULAK ASTIN, ELEMLERİNİ DİNLEDİNMİ;BİLKİ BU,O DERTLİYE, VERDİĞİN BİR ZEKATTIR AŞK İLE BİR CANA KULAK VERENE SELAM OLSUN
&
Deli-Sıyrık-Çatlak-Aşık-Uyuz-Kral-Molla-Bırak benim için kim ne derse desin.Kimin ne dediği benim umurumda değil.
Önemli olan benim
Ne olduğumdur
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).

Windows Media Player

There are no photo albums.
November 21

Hocaya bak hizaya gel

Gülsu arkadaşıma
teşekkür ederim
 
 
 karı koca her türlü yolu denerler
bir türlü cocuk sahibi olamazlar.
en son careyi bi hocada deneyelim derler.
Gidip hocaya dertlerini anlatırlar.
Hoca _Hmm çocugunuz olur der adama.
Hatta ben karınla az ilgileneyim cocuk olur hatta memur olur.
 Az biraz daha ilgileneyim cocuk avukat olur.
sonuna kadar ilgileneyim cocuk doktor olur der
 
Karı koca düşünürler.
tamam memur olsun yeter derler.
hoca kadını içeri alır ilgi ve alaka göstermeye başlar:)
kadın bi bakar hoca kaptırmış gidiyor birden bagırır _
Hocaa hocaa biz memur istemiştikk..
Hoca durur bi an ve kükrer
OYNAMA ÇOCUGUN İSTİKBALİYLEEEEEEEEEE.
  
HOCA KİM TUTAR SENİ ALLAH HİDAYET VERSİN
 
 

Yazık emmime

Mavi okyanus arkadaşıma
teşekkür ederim
 
Çanakkale'den 30-32 yaşlarında bir kadın,
kucağındaki süt bebeğiyle otobüse biner.
Yanına da iri kıyım bir adam oturur.
Otobüs Ezine'ye ulaştığında kadın çocuğunu emzirmek
amacıyla
memesini açar ve çocuğun ağzına verir.
Ancak çocuk inatla memeyi emmek istemez.
Kadın çocuğa kızar ve sert bir sesle;
-Al yoksa amcaya veririm!..
Adam göz ucuyla bakar ve önüne döner...
Ayvacık'a geldiklerinde kadın yine memesini çıkarır ve çocuğu yine emzirmek ister,
çocuk yine emmez ve yine aynı sözler kadının ağzından dökülür;
-Al yoksa amcaya veririm.
Bu olay her durakta tekrarlanır ve hepsinde de aynı şeyler yaşanır.
Küçük kuyu, Altınoluk, Güre, Akçay
derken Edremit'e kadar gelinir.
Edremit'te de kadın;
-Al yoksa amcaya veririm diyince adam patlar ;
-Hanım hanım yeter artık!.. Vereceksen ver.
Ben taa Ayvacık'ta inecektim, buralara kadar geldim...
 
  

Hayırlı evlat÷))

Kırmızı gül ablama
teşekkür ederim
 
Temelin Babası Vefat Eder

Temel'in babasi vefat eder...
Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasil oldu?
Cevap: 30.kattan asagiya düstü...
Adam: Vah vah desene çok feci ölmüs...
Temel: Yok yok öyle ölmedi...
Tam yere düsecekken manavin tentesine çarpip tekrar yükseldi...
Adam: Vah Vaah! Daha siddetli çakildi o zaman.
Temel: Yok! Karsidaki kasabin tenteden zipladi bu sefer karsi binanin çatisina...
Adam: Demek çatiya çarpip öldü.
Temel: Yok ya! Çatidan yuvarlanip elektrik tellerine gitti..
Adam: Deme ya! Çarpildi o zaman...
Temel: Yok canim teller yaylandi babami 200 metre yukari firlatti.
Adam: 200 metreden yere çakildi öyle mi? Yazik...
Temel: Yok ya yine en bastaki bakkalin tenteye...
Adam: Orda mi öldü?
Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba...
En sonunda bunalan adam Temel'e bagirarak sordu: Ulan nasil öldü bu adam?
Temel: 'Baktik durmuyor.. Vurduk!'
   
 
ALLAH ım TEMEL GİBİ BİR EVLATTAN SANA SIĞINIRIM÷))
May 26

FEDAKAR ERKEKLERE BAYILIYORUM VALLA

 
 
Elde çitiledim
Anne ve baba çocukları anlamasın diye
 sevişmeye "çamaşır yıkama" demişler.
Yani sevişmek istediklerinde "çamaşır yıkayalım" mı diyorlarmış.
Bir gün baba oğlunu çağırmış;
- "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacakmıymış" demiş.
Oğluda gitmiş ve sormuş.
Annesi;
- "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.
Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
Anne yine aynı cevabı vermiş.
Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış;
- "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş.
Oğulda gitmiş babasına sormuş.
Babası;
- "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim"
    
 
 
May 23

yıkkıldım ya

Ezom arkadaşıma
teşekkür ediyorum
 
  İki deli yolda yürüyormuş
                   birinci deli; ben gidiyorum susadım demiş
                   ikinci deli; hazır gitmişken benim içinde içiver demiş.
                   birinci deli; tamam deyip gitmiş
 on dakika sonra gülerek gelmiş.
                   ikinci deli; ne oldu diye sormuş
                   birinci deli; ha hay kendi yerime temiz su,
 senin yerinede boklu su içtim demiş.
    
 
 
            Nasrettin Hocaya sormuşlar;
                 Hocam, ramazan bizden memnun gitti mi?
                 Hoca cevap vermiş;
 memnun gitmese her sene on gün önceden gelir miydi?
 
     
  
           Hristiyan çocuğun birisi annesinden bisiklet istemiş.
o da; sen çok yaramazsın,
      günahında çok İsa'dan iste bisikleti demiş.
çocukda oturup İsaya mektup yazmış beğenmemiş yırtmış
      bir daha yazmış yırtmış, birdaha birdaha yazmış yine yırtmış.
 sonra kiliseye gitmiş. bunu gören anne sevinmiş
      çocuğum akıllanıyor diye
 ama kiliseye giden çocuk sağına soluna bakmış kimsecikler yok.
      meryem ana biblosunu alıp eve gelmiş.
 oturmuş  başlamış tekrar mektup yazmaya:
      İSA ANAN ELİMDE BİSİKLETİ İSTER GETİR İSTER GETİRME:)
 
     
         
          Cemaatten abinin birini gaza getirmeye çalışırlar sen bir kıza laf atamazsın diye.
      Biraz uğraşırlar bizim abi yer gazı gider otobüs durağına. kızın birine seslenir:
      GIIIIZ SEN SÜPHANEKEYİ BİLİYON MU? :)
     
 
         Adamın birinin ineği hastalanmış adam dua etmiş
'Allah'ım eğer ineğim iyileşirse
15 gün oruç tutacağım'' demiş.
    inek  iyileşmiş. adam verdiği sözü tutup 15 gün orucunu tutmuş
 ama 16. gün inek ölüvermiş.
     Adam ellerini açmış;''
 Allah'ım bu garip kulunu kandırdığınısanma sakın.
bende ineği kurbana sayarım,
     orucuda ramazandan düşerim'' demiş.
     
 
            Kadın kocasına sorar:'' popomu nasıl buluyorsun'' diye
            Adam cevap verir: çamaşı makinesi gibi.
       kadın bozulur elbette ama bozuntuya vermez. gece olur
           adam kadını arzular. karıcığım sevişmeye ne dersin der.
           kadın; kusura bakma küçücük bir şey i çin
koskoca çamaşır makinesini çalıştıramam.
      bir zahmet elinde çitileyiver der.


                    
              Genç imam göreve geldiği köyde güzel bir kıza aşık olmuş
ve kızı babasından istemiş.
         fakat babası benim verilecek kızım yok demiş imama.
 imam tekrar istemiş, tekrar istemiş ama
         faydasız adam kızını vermemiş.
o akşam imam minareye çıkmış ezanını okumak için ve demiş ki;
          '' BU EZAN BENDEN TÜM SEVİPTE KAVUŞAMAYANLARA GELSİN''
 
     Dil çıkaranÜzgün
 
 
                 Kadının biri birgün  işe geç kalmış taksiye binmiş
 ama aceleden taksi parasını evde unutmuş.
         taksiciye parayı evde unuttuğunu söylemiş ama taksici,
ya para ya da.... demiş.
Kadın ya da yı seçmiş.
          İş yerinde patrona; geç kaldım özür dilerim demiş
 ama patron dinlememiş ya işten kovarım seni ya da...
          demiş. Kadın ya da yı seçmiş.
 bu durum kadının psikolojisini bozmuş tabii
ve bir psikoloğa gitmiş anlatmış
          başından geçenleri ben hep ya da ları seçtim demiş.
 bu durum üzerine psikolog da; ya olanları kocana anlatırım
          ya da... demiş kadın
 aile düzeni bozulmasın diye yine
ya da yı seçmiş.
 
şimdi sende bu mesajı ya listendeki
 
 
OOOHAAAAAAAAA YOK DEVEEEEEEEEEEEEEE DİYORUM ARTIM
BU GÜZEL FIKRALARI YOLLAYANA
 
 
 
            
April 26

HELAL SANA DEZZE

BETÜL ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER
 
 
Yaslı kadın, luks otelın en ust katından ınıyordu. Ara
Katlardan bırınde asansor durdu.
Kapı acıldı, genc ve guzel bır kız ıcerı gırdı. Onunla
Bırlıkte asansoru yogun bır parfum kokusu da doldurdu.
Yaslı kadın, parfum kokusunu derın derın ıcıne cekınce
Genc kız magrur bır eda ıle kadına baktı ve
Gıorgıo-beverly hılls dedı
Kucucuk bır sısesı bıle 100 mılyon lıra!
Bıraz sonra asansor gene durdu. Gene cok sık genc bır
Kadın gırdı. O da buram buram parfum kokuyordu.
Yaslı kadın yıne koklamaktan kendını alamadı.
Yenı bınen genc kadın da yaslı kadına donerek kıbırlı bır
Tavırla
Chanel 5 numara dedı
Mını mını bır sısesı bıle 150 mılyon lıra!
Bıraz sonra asansor yaslı kadının ınecegı katta durdu.
Kadın asansorden cıkmadan buyuk bır gurultu cıkartarak
Yellendı.
Sonra da asansorde kalan ıkı alımlı genc kadına donerek
Ayşe kadın fasulye yarım kılosu 450 bın lıra
 
:zuhaha::zuhaha:  :zuhaha::zuhaha: 
April 14

IIIIII MF

 
 
IMF FIKRASI
 
Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.
Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış.
Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve
Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.

— Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?

Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış;
"Tamam" diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş. Telefonunu bilgisayarına bağlayıp,
 bir NASA sitesine girmiş, GPS'ini kullanarak yeri taramış,
bir database ve logaritma ile doldurulmuş
60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış.
 Ardından, çobana dönerek;

"Tam 983 adet koyunun var" demiş.

Çoban da "Doğru" diye cevap vermiş,
 "Koyununu alabilirsin".
Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş.
 Bu kez çoban genç adama dönüp;

"Peki... Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem,
 koyunumu geri verir misin?" diye sormuş.
 Adam da "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış. Bunun üzerine çoban;

"Sen IMF'de uzmansın" demiş.

Adam hayretle sormuş;
 "Nasıl oldu da bildin?"
 Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş.
 "Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.
İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.
 Üçüncüsüne gelince, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun
çünki koyun diye benim iti aldın !"
 
:zuhaha::zuhaha: 
 

BUGÜN BİRAZ CİDDİ TAKILALIM DEDİM

 
pic32gpnb5qs2.jpg
Thumbs up Dünyada en çok ödül almış şiiri okumuşmuydunuz,
İşte o şiir kaçırmayın okuyun....
.

Eğer yeniden hayata başlayabilseydim;
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
İlkinde olmadığım kadar neşeli olurdum,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik asla sorun olmazdı.
Daha fazla risk alırdım hayatta.
Daha fazla seyahat ederdim.
Daha çok güneş doğuşunu izler,
Daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehirde yüzerdim.
Daha çok görmediğim yere giderdim.
Daha az bezelye ve doyasıya dondurma yerdim,
Gerçek sorunlarım olurdu, hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardanım ben.
Elbette mutlu anlarım oldu ama,
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkındamısınız bilmem.
Hayat budur zaten:
Anlar sadece anlar.
Sizde anı yaşayın.
Heryere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan
Gitmeyen insanlardandım ben.
Eğer hayata yeniden başlayabilseydim;
Yanımda hiç bir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlk baharda pabuçlarımı fırlatır atar,
Ve sonbahar bitene kadar çıplak ayaklarla yürürdüm.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı, eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
Ölüyorum......

Jorge Luis Borges
Çeviri.... Can AKIN

-Hayat sana sevmeyi öğretmez,,
O,sevgisizliğin acılarını getirir,
sevmeyi sen öğrenirsin..
-Önce dünyayı anlamaya değil,
insanı anlamaya çalışırsan aynı yolu iki kez katetmiş olmazsın;
 göreceksin ki; dünya insanın içinde gizli...
; ya sevgiyi kavrarsın ya gerceği
-Küçümsediğin her şey için önemsediğin bir hesap ödersin.  

  

Allahına kurbanım türk kadınım

 

 

TÜRK KADINI  BUDUR İŞTE KARDEŞİMMMMM 

ROMANTİZMDE NEYMİŞŞŞŞŞŞ 
Hani
şu
 meşhur
dörtlük vardır, ya... Bir İngiliz,
bir Fransız, bir Amerikalı, bir Türk... İşte
bu defa onların eşleri
bir araya gelmiş...

Önce,
İngiliz
hatun başlamış
anlatmaya…
-Benim eşim
öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm vücudumda
gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı

atlamış hemen,
-Aaaaa benim eşimde çok romantiktir.

 Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar. Hafif rüzgar
ayaklarımdan başlayıp
tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve eşim
mutlaka başucuma
bir çiçek bırakmış
olur.
Fransız

gülümsemiş kendinden emin,

Bunlar
ne ki…Benim eşim
her sabah ayaklarımdan başlayıp
tüm vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek

 uyandırır beni her sabah.
Ben her sabah, mutluluğun
doruklarında uyanırım.

Sıra
TÜRK

hatununa gelince,

 o şaşkın şaşkın
diğerlerine
bakmış
ve demiş
ki,

Ben öyle o...........dan
anlamam. ÇİŞİM gelir, uyanırım  =))

 

:zuhaha::zuhaha: 

ŞAKA BİR YANA TÜRK KADINI

ELİ AYAĞI ÖPÜLESİ

 

TÜM KADINLARIMIZA BURADAN BİR  BUKET GÜL

 

 

April 12

Çifte standart'ın böylesi

Şişman bir adam,

 çok şöhretli bir doktorun muayehanesine gidiyor,

 konu zayıflamak istemesi.

 Doktor,bir hafta kullanmak üzere,

 isimsiz bir hap veriyor kendisine.

 ilk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye
 başlıyor adam.

Bir saray icinde, etrafinda onlarca cariye,

sabaha kadar bir onla,bir bunla

sabah uyandiginda, kan ter icinde.

 Her gece ayni sey,

 Bir haftanin sonunda

butun fazla kilolar atilmis durumda.

 Gunler sonra
 yolda sisman bir arkadasina rastliyor ve nasil kilo verdigi
 soruluyor. Arkadasi anlatiyor, o da doğru doktorun calistigi
 hastaneye gidiyor ve ona da ayni tedavi.

Ilk gece,adam rüyasında bir sarayda.

Etrafında onlarca adam, Bizim şişman önde , onlarca
 adam peşinde.... Başlıyor saray içinde bir koşuşturma.

Üçüncü gün  sonunda adam zayıflıyor

 ama dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.
 "Neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı..." diyor

 Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:

'Siz hastaneye mi gelmiştiniz,
 muayenehaneye mi?"

:zuhaha::zuhaha: 

April 10

inanmam


:zuhaha::zuhaha: İşte Sarışın Böyle Olmalı
 
 
Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına
düşmüş. Hemen sarkmış sarışına;
 
'Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa
sürer, hadi konusalım ' demiş.
 
Sarısın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak
'Ne üzerine konuşmak istersin' demiş.
 
Delikanlı 'Valla bilmem ki...Mesela nükleer enerjiye
ne dersin?'
 Sarişin;
'Enteresan bir konu, olabilir,ama önce sana bir
soru sorayım... At inek ve geyik aynı şeyi yerler...
yani ot... Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek
lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları
gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun ?'
 
Delikanlı ;
'Valla en ufak bir fikrim yok' demis, Bunun uzerine
 
Sarışın;
'Henüz bi boktan bile anlamazken nükleer enerjiyi nasıl

tartısabileceğini zannediyorsun ?':zuhaha::zuhaha:   ben inanmam kesin bu kız saclarını sarıya boyatmıştır

Yolunacak papağan valla

 

http://i38.tinypic.com/mjo32e.jpg

BAHATTİN ABİİİİ !
    Kadının biri bir hayvan dükkanına girmiş

 Papağanlardan birini çok beğenmis ve

tezgahtara fiyatını sormuş. Adam:
    - '100 milyon ama size o hayvanı önermem

çünkü bize de genelevden geldi. Ağzı çok bozuktur.' demiş.
    Kadın boşver,çok beğendim bunu diyip papağanı satın almış.

 Eve getirmiş, salonun bir köşesine yerleştirmiş.
Papağanın ortüsünü açmasıyla papagan başlamış:
    - 'Oooo..yeni ev,yeni mama..'

Kadin bozuntuya vermemiş.

Sonra kadının kızları eve gelmiş.Papağan:
    - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demiş.

 Kadın biraz bozulmuş

 Sonra kadının erkek çocukları eve gelmiş.
Papağan:

    - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler' demiş.  

Kadin bu sefer bayağı bozulmuş.

Sonra kadının kocasıgelmiş.

 Papağan yine başlamış:
    - 'Oooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler.

.OOOO  BAHATTİN
ABİ HOŞGELDİN... .!

:zuhaha::zuhaha:

YOK ABİ YOLARIM BEN BÖYLE PAPAĞANI

March 24

AH TEMEL AH

ESİNTİ ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER
 

Temel askere gitmiş.

karısı ve anası fotograf istemişler.

temelin 2 fotograflık parası olmadığı için

 çırılçıplak bir fotoğraf çektirmiş.

Ortadan 2ye bölmüş.

Alt tarafını karısına;

üst tarafını annesine gönderecekmiş.

nasıl olduysa fotograflar karışmış ve

alt taraf annesine gitmiş.

Annesinin de gözü pek iyi görmüyormuş.

bakmış bakmış fotoğrafa:

OĞLUM BEN SANA KAÇ KERE DEDİM,SAÇINI ORTADAN AYIRMA,

BURNUN ORTAYA ÇIKIYOR DİYE!

 

:zuhaha::zuhaha:

İLTİFATIN BÖYLESİ

 

SELAM

EY BENİM ,AZİZ OLAN,

AÇMADAN SOLAN

SAYIN, DEĞERLİ

SAĞLAM CİYERLİ,

CAMLAR PİRESİ,

DELİLER EBESİ,

ÇÖPÇÜLER ZEYBEĞİ,

YULAF HALKASI,

HAVUÇ ORTASI,

ÖRDEK YUMURTASI

BİR,SEFER TASI,

GÖZLER HASTASI

GÖNÜLLER TORBASI,

BİRTAS, MERCİMEK ÇORBASI,

TAKSİ KORNASI,

BİBER DOLMASI,

TAHİN HELVASI,

GÖNÜL NEŞESİ,

KOLA ŞİŞESİ,

KALBİMİN KÖŞESİ,

ARKADAŞIM DİYE BAŞLAYIP,

KARDEŞİM DİYE BİTECEK ,ŞU ÜÇ SATIRIN SONUNDA,

SANA KALBİMİN EN DERİN, SAĞ ALT KÖŞESİNİN,

SOL  TARAFININ, ORTASINDAN, SELAMLAR.

 

VE

 BU SATIRLARDAKİ HARFLERİN SAYISINCA

 (TAM 513 TANE HARF VAR HE)

MUTLULUKLAR

SEVGİLER

BOL GÜNEŞLER

HAYIRLI İŞLER

PİŞMİŞ KELLE GİBİ GÜLÜŞLER

DİLERİM

HERŞEY GÖNLÜNCE OLSUN

March 23

ERKEK EVLENİRKEN BİR KADINDA NE ARAR

KORKUK ARKADAŞIMA
 TEŞEKKÜRLER
 

 

ERKEK EVLENİRKEN BİR KADINDA NE ARAR

Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve
 birtürlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu.
 En sonunda doğru kararıverebilmekiçin birtest yapmaya karar verdi.
 Her birine 1000$ verdi ve'bu para  yı istediğiniz gibi harcayın' dedi..

 

Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler veayakkabılaraldı,
kuaföreve güzellik salonlarına gitti.
 Genç erkeğe gerigeldiğinde söylededi:
Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seniseviyorum!'

 

İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini,
en sevdiği türden bir suru video CD ve biray yetecek bira ile
 geri geldi ve söyle dedi:
'Bunlar senin için aldığım hediyeler,
eminim senimutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım '

 

 

Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırımyaptı ve
 kısabir sureiçersinde para kendini ikiye katladı ve
 bu parayidaçeşitliyatırım alanlarında kullandı.
 Genç adama geri gelerek söylededi:
'Bana verdiğinparayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir
gelecek için çoğalttım,çünkü seni seviyorum!'

 

Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı,
kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı.
 Genç adama geri gelerek söyle dedi:
'Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için
 bir sürü kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım.
 
 

'Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti.

Kararvermek için epey bir sure düşündü

......düşündü.....düşündü.....düşündü.....düşündü......ve

sonunda büyük memeli olanla evlenmeye karar verdi...>

E BEN SANA NE DİYEMKİ

 

 


March 22

NE MİDE VARMIŞ HERİFTE

BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER
 
 
Kadının biri, kocasını üç erkekle aldatıyormuş.
Her gün kocası evden gidince, üç adam eve gelir ve kadınla birlikte olurmuş.

Kadın yine böyle bir günün sonunda, adamlardan birine demiş ki,
“- Sen yarın gelirken, bir tepsi dolma yaptırıp getir.
” Diğerine de, “- Sen de bir büyük kap ayran getir.” demiş.
Diğer adam çok fakir olduğu için ona, “-
 Sen de… boşver, sen hiçbir şey getirme.” demiş.

Ertesi gün olmuş fakat, kadın bu günün günlerden Pazar olduğunu unutmuş,
 eteği tutuşmaya başlamış. “- Eyvah!” diyerek, kocasının yanına gitmiş,
“- Sen bu gün kahveye gitmeyecek misin?
Ben evde temizlik yapacağım.” deyip, kocasını zar zor da olsa evden göndermiş.

Kocası gittiği gibi üç adam da eve gelmiş.
 Kadın demiş ki, “- Siz hemen gidin, kocam buralarda.
” Tam bunu söylerken zil çalmış, kadın “- Eyvah, kocam geldi galiba.
” deyip, adamları sağa sola saklamış ve kapıya bakmaya gitmiş.
 Kocasını karşısında görünce de, “- Ne oldu?” diye sormuş.

Adam da, “- Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma yapsana, canım çok istedi.” demiş.
Kadın, “- Allahım, bir tepsi dolma olsa da yesek.” demiş.

Elinde dolma tepsisi olan adam, çıkıp yanlarına gelmiş.
Kadının kocası şaşırmış, “- Sen kimsin yahu?” diye sormuş.
 Adam sakin bir şekilde
“- Ben, Allah tarafından geliyorum, karınız dolma istedi.” demiş ve hemen çıkıp gitmiş.

Kadının kocası, olayın şokunu atlatamadan
 “- Yaa, tamam da…” demiş ve karısına dönüp,
 “- Bu ayransız gitmez, sen bari bir ayran yap.” demiş.
Kadın büyük bir sevinçle, “-
Allahım bir damacana ayran olsa da içsek.” demiş
 ve ayranı getiren adam gelmiş ve diğeri gibi,
 “- Ben, Allah tarafından gönderildim, karınız ayran istedi.” diyerek, çıkıp gitmiş.

Kocası hayretler içerisinde kendi kendine,
“- Bizim karı ermiş mi oldu ki!” diye söylenmiş.

Kadınla, kocası yemekleri yemişler ama,
üçüncü adam hala içeride saklanıyormuş.
1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş, 3 saat derken, adam dayanamayıp yerinden çıkmış.

Kadının kocası, adamı görünce bağırmış, “- Ulan, sen de kimsin?”
Adam, “- Ben, Allah tarafından gönderildim. Boşları alacağım.”
 
 
Ulan okadar boynuz yedikten sonra bir tepsi dolmayı nerene soktun

Siz siz olun pin numaranızı iyi seçin

BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER
 
 
"Eğer  bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu  tarafından para
çekmeye   zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde  (Örn. 1234
yerine  4321.. gibi) Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de
çağırıyor.  Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca
çok kişiye  bildirelim..
T.C. MERKEZ BANKASI

////////////////////////////////////////////////////////////////



Birgün Temel'e arkadaşının  birinden yukarıdaki gibi bir mail gelir.

Gerçekten de birkaç gün  sonra gece yarısı bizim Temel'e para lazım
olunca tutup evine en yakın  bir bankanın ATM sine gider.

Tam kartını soktuğunda arkasında bir  gölge hisseder, dönünce  birde
ne görsün.

Eli bıçaklı hırpani bir  adam...

"Bütün parayı çek ve bana ver" der.

Temel'in  aklına arkadaşından aldığı mail gelir ve içinden kıs  kıs güler...

Hemen PIN numarasını tersten girerek bütün  parasını çekip adama
verir ve başlar sırıtmaya.

Adam  gözden kaybolur... Ancak ne bir polis gelir ne de  bir zabıta.

En sonunda Temel karakola giderek polislere  durumu anlatır.

Komiser Temel'e "Peki PIN numaran  kaçtı" diye sorar.

Temel cevap verir -  "2222
 
 

KORKAK TEMEL

BEYAZ GELİNCİK ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER
 
Temel bir gün göçmen bürosuna gidip
 Hollanda'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş.
Göçmen bürosundaki Hollandalılar Temel'i tanıyorlar, seviyorlarmış.

Sormuşlar; 'Niye donuyorsun' diye.

Temel ;
       'Homoseksüeller yüzünden' demiş. Bürodakiler şaşırmışlar ;

       'Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun,
 gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler'
 
Temel ;
        'Yoook, Beni rahatsız etmiyorlar' demiş.
 Bürodakiler yine şaşırmış;
       'Peki neden gidiyorsun?' Temel cevaplamış :
       'Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce
serbest oldu, 5 yıl  önce de evlenmelerine izin çıktı.
 Homoseksüellik MECBURI  olmadan hayırlısıyla dönmek istiyorum
 
March 18

Yürü be alim kim tutar seni

 

 

İlkokulun birinci sınıfında okuyan küçük Ali bir gün öğretmenine gider ve

 dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyler.

Öğretmen ;

-Tabi yavrum, der

Ve dersten sonra Ali'yi çağırır
Ve sorar;

-Sorun nedir Ali?

-Öğretmenim ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim ve

 bilgiliyim bir üst sınıfa geçmek istiyorum

 

 

Bunun üzerine mesleğe yeni başlamış genç ve tecrübesiz öğretmen

 yaşlı ve tecrübeli okul Müdürü'ne Ali'nin bu talebini iletir,

 Müdür de Ali 'ye bunun için bir sınavdan geçmesi gerektiğini söyler.

Ali 'cik bunu tereddütsüz kabul eder ve sınav başlar;

-Söyle bakalım Ali: 3X4...
-On iki

Müdür bey

 

-Peki 6X6...
-Otuz altı

Müdür bey

-Japonya'nın başkenti...
-Tokyo

Ve sınav sabahtan akşama kadar sürer, küçük Ali hiç hata yapmaz.

 Sonunda müdür kendisini bir üst sınıfa geçirmeye karar verir ki,

 tam bu anda genç ve güzel sınıf öğretmeni de bir kaç soru sormak ister.

 Müdür bu isteği kabul eder ve öğretmen sorulara başlar;



-Söyle bakalım Ali ineklerde dört tane olup da bende iki tane olan nedir?
Bacaklarınız öğretmenim.

-Doğru;

-Senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir ? 
Müdür bu soruya çok şaşırır....
-Ceplerim öğretmenim.



-Peki, kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?
Velet tereddütsüz yanıt verir:

-Afrika'dır öğretmenim.-

-Başlangıçta yumuşak olup da kadınların ellerinde sertleşen nedir ?
Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam müdahale edecekken Ali yanıtlar; 
- Tırnak cilası öğretmenim

-Peki... bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir Ali ?
Müdür kulaklarına inanamaz artık

-Yatak öğretmenim.



-Alicim sence şu anda vücudumun en nemli yeri neresi?

-Diliniz öğretmenim.

Nefes nefese kalan Müdür imtihanı bitirmeye karar verir ve;
-Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan son sınıfa göndereceğim der,
Çünkü ben bu sınavı başaramazdım.

Ve rivayet o ki, dediğini de yapar.

KISSADAN HİSSE (Bu öykünün baba fikri)

İNSANLARIN AHLAKI YAŞLANDIKÇA BOZULUR...

 

selam.gif selam image by gonulyarasi_uk 

March 17

JAPON AKLI İŞTE

 

 

BİR JAPON''UN GÖZÜNDEN TÜRKLER:

Bir Japon, İstanbul''da geçirdiği bir haftanın sonunda fikri
soruldugunda şunları söylüyor:

Türkler''in evine gittiğinizde, tanımasalar da buyur ediyorlar.
Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor.


En iyi yere sizi oturtuyorlar.
Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor.
Zorla her yemekten tattırıyorlar.


Siz kalkmadan kimse, evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor.
Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor.
Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor.


Kumandayı elinize veriyorlar..
Sırtınıza, altınıza yastık konuyor.
Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor.


Gitmeye yeltendiginizde bu kez bırakmıyorlar.
Yataklarını veriyorlar, kendileri kanepede, koltukta yatıyor.


Sonra evden çıkıyorsunuz aynı adamlar 180 derece degişiveriyor.

Herkes arabasını üstünüze sürüyor.
Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor.


Kornalar, küfürler. şerit değiştirmek bile mümkün değil.
Yayaysanız ışık olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz.
Evde öyle, arabada böyle, nasıl oluyor? Bu işi çözemedim!

 

Oğlum ben türküm ve türkiyede doğdum
bunu 30 yılda anlayamamışsam
sen iki gün gezmeye geldiğin yerde neyi anlayacaksın
bırak dağanık kalsın be japonum

HELA MUHABBETİ

 
 
Otobüsle giderken, Bolu Dağı'nda verilen molada hemen tuvalete koşturdu.
Korkunç sıkışmıştı. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı...
Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses "merhaba" dedi.
Adam şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.
Ses devam etti: "Nasılsın?"
İlk defa başına böyle bir şey geliyordu......
Yine şaşkın şaşkın yanıtladı: "Sağ ol, iyiyim. sen nasılsın?"
Ses sordu: "Ne yapıyorsun?"
Bir an tereddüt geçirdi.
 Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu.
 Düşündü ve yanıtladı:
 "Ben" dedi "İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?"
Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.
"Hayatım, telefonu kapatıyorum.
Yandaki tuvalette bir gerizekalı var.
 Sana sorduğum sorulara yanıt verip duruyor.
 Ben seni sonra ararım..." 

İYİLİKTE YARAMIYOR HE

BEBETO ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER 
 
 
 
NEYİN DAHA KIYMETLİ OLDUĞUNU MALIN SAHİBİ DAHA İYİ BİLİR.
 

Yaslı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormus..
Hava cok ruzgarlıymıs ve sapkası ucmasın diye iki eliyle sıkı sıkıya
tutuyormus... Derken bir genc adam teyzemize yaklasmıs : 'Hanımefendı,

kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteginizin havalandıgını bilmeniz  

gerek diye düsündüm...'
' Ne yapabilirim, bu sapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum,
yoksa bırakayim uçsun mu?'
'Ama hanımefendi ben demek istedim ki eteginiz havalandıkça bazı

yerleriniz görünüyor!!!'
Teyzemiz adama söyle bir bakmıs ve gülümsemis:
'Evladım... Etegimin altından görünen 85 senelik
 ama ben bu sapkayı dün aldım
March 16

Nerede o eski güzel günler

BEBETO ARKADAŞIMA
PAYLAŞIMI İÇİN
TEŞEKKÜRLER
 
Eski günlerin hatrına böyle güzel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim..
Gerçektende keşke cahil kalsaydık!
 
     Ç
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü.
Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
 bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve
 fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında,
boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine
 fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu.
Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek bütün bir gecenin mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve
 filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası..

Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı...
Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu, yolda kalma telaşı, ... Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk
 
 
NEREDE O ESKİ GÜZEL GÜNLER
ARA ARA SEN DAHA ÇOOOOOOOK ARARSIN 
 
March 14

Böyle kocalar düşman başına bile olmasın abi

 
M. BUSE ARKADAŞIMA
TEŞEKKÜRLER 
 
 
KOCALAR
 
 I.
 Avukat, müvekkiline telgraf çekti:
'Başınız sağolsun.
  Karınızın gömülmesini mi,  
  mumyalanmasını mı,
 yoksa yakılmasını mı sağlayalım?'
 Ertesi gün cevap geldi: Emin olmak için üçü de yapılsın.
  

 

II.
'Heey dostum! İyi haberlerini aldım, evlenmişsin!!
'Evet bu 4. oldu
 '
Önceki üçüne ne oldu peki?
 'Üçü de öldü
..
 
'Yapma ya... Çok üzüldüm... Nasıl oldu peki?'
 'ilk karım yediği mantarlardan zehirlenerek
öldü

 'Bu korkunc birşey.. peki ya ikincisi?'
 'O da mantar zehirlenmesinden öldü
.'
 
'Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı...
  'Hayır hayır.. o boynu kırılarak öldü'
  'Anlıyorum.. Kazaydı yani..'
  'Hayır... Mantarları yemedi....'
  

 

III.  
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken,
 nehirde yıkanan genç ve çok    güzel bir kadin görürler.
Oğul sorar:

'Ne dersin baba, yiyelim mi onu?'
Baba bir an düşündükten sonra:
'Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz
!
  
IV.
Las-Vegas'ta harika otellerden birinin gece kulübünde
sihirbaz nefis bir gösteri yapmış.
 Arka sırada oturan bir bey bağırarak, sihirbaza,
o numarayı nasıl yaptığını sormus..
'Söyleyemem!' demiş sihirbaz
,
'Öğrenirseniz sizi öldürmek zorunda kalırım!..'
Kısa bir duraklamadan sonra

'Tamam..' demiş adam,'o zaman karıma söyleyin!

 

POQbum.com 

BENCE BU PENGUENDE ERKEK ABİ

March 13

Behlül dana hz. lerinden

Mehmet arkadaşıma
teşekkürler 
MÜJDE

Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya latife yollu takılarak:
- "Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni,
 domuz-larla maymunlara çoban tayin etti" dediğinde,
 Behlül şu cevabı vermiş:
- Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine ge-tirmeye hazırlan
.

 

HER KOYUN

Harun Reşit, kendisini sık sık ikaz eden Behlül Dâ-nâ Hazretlerine:
- Sen kendi işine bak, dermiş. Her koyun kendi bacağından asılır.
Bir gün sarayı pis bir koku kaplamış.
 Sebebini a-raştırdıklarında,
 üst kattaki bir odada bacağından asılı bir koyun bulmuşlar.
 Bu işi yapanı da keşfetmişler tabi ki: Behlül.
Halife, kendisini sıkıştırdığında:
- Gördüğünüz gibi, her koyun kendi bacağından asılır efendim, demiş.
 Fakat etrafı kokuttuğu için, herkesi rahatsız eder.

 
MEZAR TAŞI YAZISI

Behlül Dânâ'ya biri sorar:
- Oğlum öldü. Mezar taşına ne yazdırayım?
Behlül Dânâ şu cevabı verir:
- Şunu yazdır: "Dün altında olan çimenler bugün üstünde yeşerdi.
Ey yolcu anla ki, şu toprak günahtan gayri her şeyi örter."
 
CİMRİ

Meşhur Cimri Paşa,
 atlarının arpa yemesi gerekti-ğini söyleyen seyislerine kızar
ve her seferinde "Lâ havle" çekermiş.
Bir gün atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hid-detle sormuş.
- Atlarıma ne oldu?
Seyis, cevabı yapıştırmış:
- Ne olacak efendim, "Lâ havle" yiye yiye "Ve lâ kuvvete" oldular

 

İÇİMİZDEKİ HOROZ

Çocuk:
- Babacığım, demiş. Bana bir horoz alsan da,
sabahları ötüp beni namaza kaldırsa.
Adam:
- Canım oğul, diye cevap vermiş.
Senin içindeki horoz ötmedikten sonra,
 dışarıdaki horozun fayda vereceğini mi sanıyorsun?


 

Image hébergée par Casimages.com : votre hébergeur d images simple et gratuit                                                                                 Image and video hosting by TinyPic         

  VAY ANAM VAY İKRAMA BAK

BU SAYFAYI ZİYARET EDENLER YAŞADI KARDEŞİİİİİM

     

   

 

GEL YAVRUM SADECE ÖPECEMMM...  

    img442/939/yussssrh7ew4qy6.gif  

SEN DAHA ÇOK KOŞARSIN

BAK HELE ÇET ODASIMI KUTUSUMU NEDİR KOYMAYIN

VALLA YAKALARSAM...

3 NOKTA KOYDUK DİYE HEMEN KÖTÜYE ÇEKMEYİN YA

ÖPERİM DİCEKTİM ,NE FESATSINIZ ARKADAŞLAR YANİ

  

Sinir küpü olduysanız...
Yada kötü bir gün geçiriyorsanız. ..
Ve de ilk gördügünüz kişiye girişmek istiyorsanız. ..
Aşağıdaki kutuya tıklayın ve...

Sonra farenizi bir saga, bir sola hızlıca hareket ettirin...


http://www.counterfeitmini.com/main.swf

Dünyada 3000 kisi  uzerinde denenmis ama sadece 19u bulabilmis  uc farki...
ÇOKKK Dikkatli bakmak lazim....Başlamak için aşağıdaki linki tıklayın

music 
 
KİŞİYE  ÖZELDİR
 
GİDİYORUM BENİ GÜZEL HATIRLA,
 BELKİDE BUNLAR SON SATIRLAR.
FARZET BİR RÜZGARDIM ESİP GEÇTİM,HAYATINDAN,
 YADA BİR YAGMUR VEYA SEL OLDUM SOKAGINDA.
 SONRA TOPRAK ÇEKTİ SUYU, KAYBOLUP GİTTİM.
 BELKİDE BİR RÜYA İDİM SENİN İÇİN,
 UYANDIN VE  BEN BİTTİM....
 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
cache shewrote:

AŞKINA ÜŞÜYORUM ...


          

Sıradışı bir yaşamdı seni Sevmekle başlayan.
Gözleri acıyandık bakarken uzaklara .. Bir varmış

bir yokmuşla başlayan bir masalın kahramanlarıydık ..

Belki asırlar sonra Leyla ile Mecnun'un
yitik ruhlarıydı vücutlarımızda bulan edebilirsin ...
Duymadığımda seslenmediğinde kulaklarımdaki
çığlıktı ölüm ...
Ve biz sonunda sobeledik ölümü en tatlı haliyle ..
Çengelli iğnenin ucuna asanlardık yüreklerimizi ...
Ve kan damlarken sevdayı yudum yudum içenlerdik.
Boşverenlerdik herşeye, sevdanın yeni şekline
bürünenlerdik. Yasaktın bana, yasaktım sana ..
Sona ermiş görünen ama asla son olduğu bilinemeyen
bir olguydu yaşayamadıklarımız. Sen vardın ben

İMKB yokluktum Adımız aşktı bizim, adımız hüzündü ..
Kimsenin anlayamayacağı, bir paranteze sıkışmış
Kalan Noktalama işaretlerinin artık

EstrellasEstrellasEstrellasEstrellasEstrellasEstrellasEstrellas

hükümsüz olduğu bir sevdaydı adımız ...
Şizofrenliğimin Aykırılığı kadar aykırıydı Sevdamız ..
Oynadığımız Körebe oyununda ebe olanlardık,
Bir türlü sobeleyemediğimiz geleceğimizle ..
Bakışlarla konuşanlardık, ukala ses dalgalarının

inadına ... Yüreklerimizle görenlerdik, gören

gözlerin aksine .. Ve biz kelimelerle sevişenlerdik

tensel yakınlığı göz ardı ederek .. Ne çok sevdin beni ...

ne çok sevdim seni .. ne olduğunu Anlamadan açılan

sevda parantezimiz, yine ne olduğunu Anlamadan

kapandı .. Üç noktalarla devam etmek istedikçe,
inadına tek nokta oluyor artık cümlelerimizin SONLARI.
Devrik hayatlarımız gibiydi cümlelerimiz de ...
düz bir hayattı oysa istediğimiz.
Belki de devrikliğiydi cümlelerimizin, hayatımızı
anlamsızlaştıran. Gittiğinde, kal diyemeyendim,

iki damla gözyaşını saklayandım senin için gecelere ...
Gittiğimde kal diyemeyendin yaptığın en zor seçimle ...
Aşkına Üşüyorum ... sessizce ... şizofrence ..
'Seni sevmek sevgili, seni özgür bırakmaya razı olmakti ...'

20 hours ago
NAZOwrote:

..

BİR UMUT,BİR GÜLÜŞ,BİR HAYAL,BİR DÜŞ,

BELKİDE SONSUZLUĞA GİDİŞ.

BIRAK ADI NE OLURSA OLSUN,

YETERKİ YÜREĞİN SIMSICAK,SEVGİYLE DOLSUN.

HAYIRLI CUMALAR..HAYIRLI BAYRAMLAR...

2 days ago
cache shewrote:
 
 
 

SENi DiNLiYORUM
 

Gecenin bir sessizligi seni dinliyorum

Muhabbet bağını

Kulağıma gelen müziğin ahenkli melodisi

Gözlerimi yumuyorum uzakları hayal ediyorum

Yemyesil bir tabiat mis kokulu güller zambaklar

Seni dinliyorum

Yorumlarınla bir baska renk kattığın

Eserlerini dinliyorum gecenin bu sessizliğinde

Beklerim her gün bu sahillerde yine

Gözlerimi yumuyorum sanki bir seyler görmek istercesine

Denizin mavi durgun sularını

Güneşin yakıcı sıcaklığında

Ruhumun nasıl ısındığını hissetmek istercesine

Seni dinliyorum gecenin bu sessizliğinde

Ruhuma huzur veren sesini O güzel yorumunla

Her günüm mazide kalmış

Gözlerim yumulu gerilere maziye bakıyorum

Hüzün,keder,gözyaşı,canımın nasıl yandığını hissediyorum

Ve o günlerin eserindeki gibi mazide kalmasını diliyorum

Yanlız bırakıp gitme diyorsun

Gözlerim kapalı gecenin bu sessizliğinde

seni dinliyorum

eserindeki sözler gibi hanidir kendimi öksüz sanırım

Seni dinliyor sana eşlik ediyorum

Yanlız bırakıp gitme
 

OLURMU?

 

              

 7745bayramyazi11io3.gif bayram kutlaması image by mali_37

3 days ago
idilwrote:
bayram10059.jpg
 
kurbay21pic1.jpg
3 days ago
3 days ago